çocukluğum 2
|
uyanıyorum.her taraf karanlık.henüz sabah olmamış. annem hadi kalk oğlum kuzular seni bekliyor diyor. |
|||||||
| anne biraz daha uyuyayım ne olur diyorum ve tekrar uyandıralıcağımı bildiğim tatsız tarifsiz bir duyguyla | |||||||
|
tekrar uykuya dalıyorum.tekrar uyandırıldığımda inatlaşarak annemide üzmemek adına sıcacık yatağımdan |
|||||||
|
kalkıyorum.pantolonumu ve çarlinin meleklerinin resimleri olan tişörtümü giyerken aslında hala uyuyorum. |
|||||||
|
annemim hazırladığı yiyecek torbası elimde önümde kuzular kırlara doğru uzaklaşıyorum.alacakaranlık, |
|||||||
| hava soğuk.güneş çıksın ısınırım elbet.uyku gözümden akıyor.ama kuzuları kaybederim korkusu uyumama | |||||||
| engel oluyor. | |||||||
çocukluğum 1
ıssız tepelerdeyim...dağların gökyüzüyle birleştiği o keskin çizgilerde şimdi kapkara bulutlar var... gök gürlediğinde sanki yer yarılacak ve beni yutacak sanıyorum.şimşekler çakıyor.gözlerimin önünden kıvılcımlar geçiyor.korkuyorum.kuzular kaçışıyor.bu ürkütücü yalnızlıklta tek dostum çoban köpeği havlıyor.iç karartıcı bir sessizlik...ardından tekrar gök gürültüleri şimşekler.... derken bardaktan boşanırcasına bir yağmur başlıyor.sıgınacak bir ağaç altı arıyorum.henüz 8-9 yaşlarındayım.yüzümdem kayıp giden yağmur damlaları tenimin tuzunu dudaklarımın arasından zorla dilime tattırıyor.sırıksıklam olmuşum.üşüyorum....titriyorum...korkuyorum...


