genemi ayrılık...!
ata binmenin ne kadar güzel bir şey olduğunu,hayatında ata hiç binmemiş birine anlatmak ne kadar zorsa,yaşananların güzelliğini anlatmakta bence bir o kadar zor diye düşünüyorum.bazen bu yazı dizisine neden başladığımıda soruyorum kendime ama kafamda net bir cavap yok.o günlere olan özlemim mi yoksa sevmeye olan özlemim mi bilemiyorum.
o yaz doyasıya birlikteydik.günlerimizin çoğunu birlikte geçirdik.benim tarlada işim olsa tarlaya geldi,tepelerde kuzuların yanındaysam oraya geldi.hava karamaya başladığında onu evlerine göndermeye zor ikna ederdim inanın.bir keresinde ailesiyle birlikte birkaç gün başka bir yere gitmişlerdi.köye döndüklerinde hava kararmıştı.evlerimizin arası uzak olmasına rağmen o korkmadan bizim eve gelmiş.ama ben yokmuşum.anneme beni sormuş.annemde kızım o daha dönmez gelmesine vakit var dediği halde beni beklemek istemiş.daha sonrada abisi gelip götürmüş.yani öylesine alışmıştık ki birbirimize belki yaşımız gereğide daha tam neler oluyor diye sorgulanmayacağımız yıllarda olmanın bize sağladığı avantajla gönlümüzce birlikte olabiliyorduk.burada çok özel anlarımı anlatmayı düşünmüyorum.her ne kadar sizle paylaşmak istesemde bu yaşanılanları bana ait bana özel benimle birlikte toprak olacak asla deşifre edilmemesi gereken anılar müsadenizle bende kalsın istiyorum.
yaz sonu gitme vakitleri gelmişti.istesekte istemesekte ayrılık vakti gelip çatmıştı.o gidecekti ve ben gene onsuz kalacaktım.bu tarifi zor bir acı veriyordu bana.ertesi sabah erkenden gideceklerdi.akşama doğru bize geldi vedalşamak için.küçük bir kağıda özenle yazılmış adresini bana verdi.bende okulun adresini ona verdim.akşam çok geç vakit gene abisi gelip aldı onu.yoksa ayrılacağımız yoktu.o gece yatağımda sessizce ağlarken onu ve geçirdiğimiz rüya ötesi yazı düşünüyordum...
