Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

hatıralar

Mayıs 2008 tarihli yazilar Mayıs 2008 tarihli diger ogeler resimler , videolar

benden bir şiir

1994 de yazdığım bu şiirimi sizle paylaşmak istedim..

umarım beğenirsiniz. 

*******

Bana söz vermelisin geri döneceğine...

gittiğin yerler ara sıra başka kalpler olacaktır belkide.....

ama sen her yaz mevsiminde

sadece ve sadece..

olmalısın benimle...

kuşlar gibi hürsün diğer mevsimlerde....

ama sen her yaz mevsiminde geri gelmelisin..

çünkü ben her yaz mevisiminde..

seninle olmak için geri geleceğim...

ya da hiç gitmeyip tüm mevsimlerde

hep seni bekleyeceğim....

******

SÖYLENMEYEN ÖZVERİLER...

okulumuz yeşilırmağın hemen kenarındaydı.pansiyonun arka tarafında ırmak boyunca bahçeler vardı.bir pazar günüydü.ırmak boyunca geziniyordum.bir arkadaş koşarak yanıma geldi sana telefon var, tekrar arayacaklar dedi.sık olmasada görüşüyorduk onunla telefonda.gene ondan gelmiştir diye düşünüyordum.telefon geldiğinde ben onun sesini duyacağımı ümt ediyordum.ama o değildi.ablasıydı.hal hatır sorduktan sonra  "bu gün bana geldi,ağlayıp duruyordu.ben sana güveniyorum.oda seni çok seviyor.merak etmeyin ben size yardımcı olacağım" dedi.

meğerse o her sabah okulu evlerine yakın olduğundan tenefüs çıkışları gelip evlerinin posta kutusuna bakarmış.benden mektup varmı diye.bende sanıyordum ki ne kadar farklı bir aile bu, yazdığım mektupları kızlarına içini açmadan veriyorlar diye düşünürdüm.ama öyle değilmiş.bundan bana hiç bahsetmeksizin her gün sabah tenefüslerde posta kutularına bakarmış.bir gün annesi posta kutusunda benim mektubumu görmüş. haliyle açıp okumuş.tabi canınıda sıkmış bitanemin.oda doğru ablasına gitmiş.ablası bana "bundan sonra mektuplarını benim adresime gönderirsin" dedi.

anlatılacak onca şey arasından bunu neden seçtim...çünkü beni büyüleyen,söylemediğimiz özverilerdir.ben onun mektupları yüzünden okul idaresi ile uğraşırken oda meğerse böyle bir özveride bulunuyormuş.tabi bunlara çözüm bulduk.artık ben onun ablasının adresine gönderiyordum.oda okula evlerinden gelip giden bir sınıf arkadaşımın adresine gönderiyordu.gönderen adına beni yazınca arkadaş mektubun bana olduğunu anlayıp bana getiriyordu.sağolsun çok emek verdi.hatta geçenlerde telefonda görüşürken arkadaşla, az mektubumu taşımamıştın diye bahsi bile geçti inanın.

unutmadan,aradan fazla zaman geçmemiştiki bir gün bir mektup aldım.mektubu yazan annesiydi.sanki hiç haberi yokmuş gibi bir evladına asker mektubu yazar gibi güzel bir mektup yazmıştı bana.hatta içine okul harçlığı bile koymuştu......!

parantez

birkaç gün buralarda olamayabilirim.o yüzden kısa bir şey daha yazmak istiyorum.özellikle yorumlarınız için teşekkür ederim.şunu belirtmek isterimki.eğer o gün akşam okulun büyük çöpünde o yırtık mektubu bulma ümidim olmasaydı,gün içinde o müdürün odasına ne pahasına olursa olsun girerdim.ama kendimden öyle emindimki akşam çöpte güya bulacaktım.ama elim yüzüm kir içinde defalarca aradım.ve eminim o çöpte o mektup parçaları yoktu.olsaydı bulurdum.o denli çok aradım.hatta ertesi gün kü çöpüde aradım.ama bulamadım...

her insanın bir doğası vardır.benimde doğam geregi diyelim,saklı gizli,gizemli hatta özverili şeyleri içimde saklamayı,karşımdakine söylememeyi çok severim.olanları ona anlatmama nedenlerimden en ilki onu üzmek istemedim.çünkü üzülecekti.belki ben ne yazdığını öğrenecektim ama...onun üzülmemesi adına merak bende,gerçekten ne yazdıkları da onda kaldı...

sevgili can yorumlarındaki tüm iyiniyetlerin bende karşılık buldu.hepimiz iyi insanlar olduğumuzu ümit ediyoruz.ve umarım bu dostluklarımız uzun soluklu olur.ilerde görüşemesekte inşallah hatırlanası olur...

mektup

Gene bir sonbahar...lise 1 e basladım.okulun ilk günleri..                                                                                                                                       

tenefüs bitti.fizik öğretmenini bekliyoruz.biz öğretmeni beklerken okul nöbetçisi öğrenci geldi.beni müdür çağırıyormuş.1200 den fazla öğrencisi olan büyük bir okulduk.şimdi bu kadar öğrenci arasından neden ve niçin çağrılmıştım acaba..müdürün kapısını endişeli bir merakla çaldım ve girdim.gel bakalım cemal dedi bana.elinde daha önce açılmış bir zarf duruyordu.zarftan bir renkli kagıda yazılmış bir mektup ve bir fotoğraf çıkardı.fotoğrafı verdi.mektubu ise gözümün önünde yırttı.hiç unutmam o anı...hayal meyal birşeyler hatırlıyorum..yırtarken gözüme son takılanları...mektubun boş kalan kenarlarına kalpler yapmıştı bol bol...

tekrar böyle bir mektup alırsan seni disipline vermek zorunda kalırım dedi müdür bana.sadece fotoğrafı verdi bana gerisi yırtılmış halde çöpteydi artık.gidebilirsin dedi.yırtıkta olsa o çöpteki mektubu almayı tek tek yapıştırmayı çok isterdim.inanın..sınıfa döndüğümde ders başlamıştı.yerime oturdum.içimde hem sevinç hem burukluk vardı.ikide bir kitabın arasına koyduğum birtanemim resmine bakıyordum.aklım derste değildi.çöpteki yırtılmış mektuptaydı.

akşam oldu.hava karardı.okulun büyük çöplüğüne gittim.uzun bir süre aradım.ama hiç bir şey bulamadım.ve hala çok merak ediyorum neler yazmıştı o mektubunda bana diye...ona yazdığım cevapta bundan bahsetmedim ona..fotoğrafının güzel olduğundan sürekli baktığımdan bahsettim...

merhaba yüreğim...merhaba...

yeniden merhaba demek adına,bazı yazılarımı düzenledim ve bazı videolarıda sildim.anlayacağınız biraz çeki düzen verdim.burası yani bu sayfalar benim için dertleştiğim,kendimle kalmak istediğimde kapısını açtığım ,ormanın en yüksek tepelerindeki bir kulube gibi.yada okyanusların ortasında bir adacık gibi.kulubemin çatısını rüzgar uçurmuş,kapısı kırılmış...onları tamir ettim biraz.bir süre buradayım sanırım.sanırım diyorum çünkü hiç belli olmaz yarın nerede nasıl olacağımız.burada olmayı ümit ediyorum diyelim.belki çocukluk aşkımın sonunu anlatırım belki üniversite yıllarımdan biraz bahsederim.ordan burdan biraz dertleşirim.

insanın dertleşeceği gerçek dostlara hep ihtiyacı vardır.eğer yoksa böyle bir dostu...içimiz hergün biraz daha kanar,canımız biraz daha acır.dünyanın tüm yükünü sırtımıza almaya pek meraklıyızdır biz insanlar...o yüzden benim için bu sayfalar bu yüklerden biraz da olsa kaçış....yorgun bir hüzün....ümitsiz bir keder gibi....